Haber Sitem

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar-Çekmeköy-Sancaktepe metro hattının ikinci etabının açılış törenine katıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar-Çekmeköy-Sancaktepe metro hattının ikinci etabının açılış törenine katıldı

    Tarih 22Ekim2018, 09:06 Editör Haber Editörü

    İşte tüm detaylar...

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Halen inşası süren diğer projelerle birlikte raylı sistem uzunluğumuzu 2019 yılında 355 kilometreye, yeni projelerle de nihai olarak bin kilometrenin üzerine çıkartma kararındayız." dedi.
     
    Erdoğan, açılışını yaptıkları metro hattının Türkiye'ye, İstanbul'a, hat üzerindeki yerleşim yerlerine hayırlı olmasını diledi. 
     
    Bu hattın 9 duraktan ve 10,5 kilometreden oluşan Üsküdar-Ümraniye kısmını geçen yıl Aralık ayında hizmete aldıklarını hatırlatan Erdoğan, hem Üsküdar'da hem de Ümraniye'de vatandaşlarla bu açılışın heyecanını, mutluluğunu birlikte yaşama imkanı bulduklarını dile getirdi.
     
    Bugün de bu metro hattının, 9,5 kilometreden ve 7 istasyondan oluşan ikinci kısmı olan Ümraniye-Çekmeköy bölümünü hizmete aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Ülkemizin ilk sürücüsüz metrosunun çalıştığı bu hattın ilk bölümü olan Üsküdar-Ümraniye kısmında, yaklaşık 11 ayda 15 milyon yolcu taşındı. Yeni bölümün de açılmasıyla Üsküdar'dan metroya binen bir kardeşimiz, 27 dakikada Çekmeköy'e ulaşacak. Toplamda, 20 kilometre ve 16 istasyonun yer aldığı bu hattın günlük yolcu kapasitesi 700 bini buluyor. Bu metro hattının devreye girmesiyle trafik yoğunluğunda 15 bin araçlık bir azalma hesaplanıyor. Güzergah üzerindeki vatandaşlarımız, Üsküdar'dan Marmaray'a, oradan Yenikapı üzerinden karşı taraftaki tüm metro hatlarına erişebilecek." diye konuştu.
     
    Anadolu yakasında Altunizade'den metrobüs hatlarına, tamamlandıklarında Dudullu'dan Bostancı metrosuna, Çarşı'dan Göztepe metrosuna, Çekmeköy'den de Sabiha Gökçen metrosuna geçiş yapılabileceğini anlatan Erdoğan, "Esasen bu metro hattının çok önceden tamamlanması gerekiyordu. Gecikmenin sebebi, Üsküdar'daki arkeolojik alanlarla ilgili süreçlerin uzaması, yerleşimin yoğun olduğu bölgelerden geçen tünellerin inşasında sıkıntı yaşanması ve sürücüsüz metro olması sebebiyle deneme seferlerinin uzun sürmesidir." ifadelerini kullandı.
     
    170 KİLOMETRELİK METRODA 169 İSTASYON
     
    İstanbul'daki metro hatlarının uzunluğunu bugün itibariyle 170 kilometre, istasyon sayısını da 169'a çıkardıklarını belirten Erdoğan, hala 18 farklı güzergahta toplam uzunluğu 294 kilometreyi aşan metro hatlarının inşasının sürdüğünü söyledi.
     
    Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bu yıl sonuna kadar metroya dönüştürdükleri 63 kilometre uzunluğundaki eski Gebze-Halkalı banliyö hattını da hizmete açacaklarını kaydederek, gelecek yıl da 18 kilometrelik Mecidiyeköy-Mahmutbey hattını, Dudullu-Bostancı hattının 10 kilometrelik birinci kısmını, yine 10 kilometrelik Eminönü-Alibeyköy tramvay hattını ve 7,5 kilometrelik Sabiha Gökçen-Kaynarca hattını hizmete açmayı planladıklarını anlattı.
     
    Hala inşası süren diğer projelerle birlikte raylı sistem uzunluğunu 2019'da 355 kilometreye, yeni projelerle bin kilometrenin üzerine çıkarma kararında olduklarını dile getiren Erdoğan, "İstanbul'un diğer tüm sorunlarıyla birlikte ulaşım sorununu çözmeden bize durmak, dinlenmek yok." dedi.
     
    Erdoğan, Üsküdar-Çekmeköy arasında yaşayan vatandaşlara bu metro hattında hayırlı, konforlu, güvenli yolculuklar diledi. 
     
    İstanbul'da doğmuş, İstanbul'da büyümüş, eğitimini, öğretimini, ticaretini, siyasetini hep İstanbul'da yapmış biri olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     
    "Aklımın ermeye başladığı dönemlerden itibaren bu şehrin geçirdiği aşamaları bizzat görme, içinde bulunma imkanı elde ettim. Bizim kuşağımız 1960-1970-1980-1990 ve daha sonrasının İstanbul'unu mukayeseli olarak değerlendirme şansına sahip. Bu şehrin bir dönem havasından suyuna, yolundan kaldırımına, kanalizasyonundan yeşiline, Boğaz'ından Haliç'ine kadar hangi sıkıntıları yaşadığını çok iyi biliyorum." 
     
    Vatandaşlara, "Ümraniye çöplüğünün nasıl patladığını, çatladığını bilmiyor musunuz?"  diye seslenen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
     
    "Kimdi oranın belediye başkanı? CHP. O çöp patladığı zaman orada kaç kişi öldü? 39 kişi öldü. Peki CHP bunun hesabını verdi mi? Verdi. Niye verdi? Çünkü bu millet bir daha bunlara, ne ilçelerimizde ne İstanbul'umuzda başta Ümraniye olmak üzere görev vermedi.
     
    Şimdi diyoruz ki şu anda onlarda olan diğer ilçeleri de gelin, Mart 2019'da onlardan alalım. Çünkü bunlarda hizmet aşkı yok. Bunlarda sadece zulüm var. Nerede bunların belediyesi varsa, orada pislik var, orada çöp var. Oralarda temizlik göremezsiniz, hizmet bulamazsınız. Özellikle 1990'lı yıllarda doğmuş olanlardan başlayarak gençlerimize bu dönemi anlatmak gerçekten çok zor. Gençler bu ülkede ne çileler çekildi bunu bilmiyor. Bilmediği için de bu CHP zihniyetini, bu terör örgütünü arkasına alan zihniyeti bilmiyor. "
     
    Dün Diyarbakır'da olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
     
    "30 yıl öncesinin Diyarbakır'ı yok. Bambaşka bir Diyarbakır var. Eğer bu terör örgütlerinin desteklediği yerel yönetim Diyarbakır'da olsaydı, Diyarbakır'ın vay haline. Ama şimdi çok enteresan, dört dörtlük bir havalimanı yaptık. Havalimanından çıkıyorsunuz, şehre giderken dört gidiş dört geliş, üç gidiş, üç geliş. Muhteşem binalar... Suriçi'ni şu anda imar ediyoruz, inşa ediyoruz, ihya ediyoruz ve yerel mimariyle oraları inşa ediyoruz. Ayrım yok. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkesi, Gürcüsü, Abhazası, böyle bir ayrım yok. Ben buradan şunu sesleniyorum; Unutmayın Türk kardeşim, Kürt kardeşim, Lazı, Çerkesi, Abhazası, Romanı bütün kardeşlerime sesleniyorum, biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik."
     
    Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi birileri çıkarmış 'af'... Ne affı? Eğer benim mağdurum, mazlumun bu noktada 'tamam ben affettim' diyorsa, bu ayrı konu ama biz asla. O zaman adil bir iktidar olamazsınız. O zaman adaletle hükmeden bir iktidar olamazsınız." dedi. 
     
    Erdoğan, ülkede ayrım yapmak isteyenlerin yanlış istikamete gittiklerini ve bunun bedelini de ağır ödediklerini belirtti. 
     
    Kimsenin kendilerini bölmeye gayret etmemesini söyleyen Erdoğan, "Biz Allah'ın bizi kavimler halinde yarattığını biliyor, buna inanıyor ve üstünlüğün sadece ittika ile olduğuna imanımız var." diye konuştu. 
     
    Erdoğan, akıl almayacak ihmallerin yanlışların, yağmaların yaşandığı o eski İstanbul'u bilmeyince şu anda sahip olunanların hakkını vermenin de mümkün olmadığını dile getirerek, şehirde hala yaşanan kimi aksaklıkların ve eksikliklerin altındaki gerçekleri görmek için de eskinin bilinmesi gerektiğini aktardı.
     
    "Biz aşkımız, sevdamız, umudumuz olarak gördüğümüz İstanbul'u ibadet aşkıyla hizmet ederek bugünlere getirdik." diyen Erdoğan, devraldıkları kentin en sorunlu ve sıkıntılı yerlerinin şehrin prestijli bölgelerine dönüştüğünü anlattı. 
     
    Erdoğan, buna karşılık eskiden beri muhalefetin yönettiği şehrin kadim ilçelerinin en sıkıntılı, en tartışmalı bölgeler haline geldiğini belirterek, ulaştırma ve yeşil alan olmak üzere her alana kadar bakanlıklar ve büyükşehir eliyle yaptıkları dev altyapı ve üstyapı yatırımları olmasa bu ilçelerin tümden yaşanılmaz yerler olacağını kaydetti. 
     
    Kentin en büyük talihsizliğinin, "Bu şehirde zulüm 1453'te başladı" zihniyetine mensup kesimlerinin yer yer etkinliklerini sürdürmeleri olduğunu dile getiren Erdoğan, kente sımsıkı sahip çıktıklarını belirtti.
     
    İstanbul'un yönetimini devraldıkları 1994'ten bugüne kadar şehre yapılan yatırımları teker teker anlatmaya günler, geceler yetmeyeceğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
     
    "Hangi göreve gelirsek gelelim İstanbul'a aşığım. İstanbul'a olan aşkımı da hiç kimseyle tartışmam. İstanbul'a hizmet sevgisi, içimizde hep ayrı bir yerde durmayı sürdürdü. Çünkü biz bu şehri Türkiye'nin ve dünyanın kalbi olarak görüyoruz. İstanbul'un üzerine titrememizin en önemli sebebi budur. İstanbul sarsılırsa Türkiye tökezler, İstanbul yürürse Türkiye koşar." 
     
    YENİ HAVALİMANIN AÇILIŞI
     
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un dünyanın en büyük projelerine ev sahipliği yapıyor olmasının sebebinin bu olduğunun altını çizerek, İstanbul'u küresel merkez olma hedefine doğru adım adım yaklaştırdıklarını kaydetti. 
     
    Bir hafta sonra 29 Ekim'de yeni havalimanının resmi açılışını gerçekleştireceklerini belirten Erdoğan, bunun sıradan bir eser ve yatırım olmadığını söyledi. 
     
    Dünyadaki tüm hava yolu şirketlerinin, ulaşım ve lojistik sektörünün, bu alanda iddia ve kazanç sahibi tüm devletlerin gözünün İstanbul'da olduğuna işaret eden Erdoğan, İstanbul'a ve Türkiye'ye yakışan bir havalimanın açılacağını vurguladı. 
     
    Bu proje için ilk adımları atmaya başladıklarında bunu ciddiye almayanlar ve Türkiye'nin böyle bir işin üstesinden gelebileceğine inanmayanların bugünlerde gözüne uyku girmediğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 
     
    "Geçenlerde bir tanesi televizyona çıktı. Köşe yazarı. Dediği şu; 'bu yapılan havalimanının olduğu yer bataklık, burası yürümez, kim bilir burada neler olacak' diyor. Sen işine bak. Sen karikatüristsen bol bol karikatür çiz ama kalkıp da böyle bir şeyden sen ne anlarsın ya. Bu iş mühendislik işi, bu iş mimari iş, bu iş bir aşk işi, aşk. Biz uçaklarımızla oraya indik. Teknofest'i yaptık. Mimar, mühendis bütün teknik elemanlar hep beraber oradayız. İlk olarak 90 milyon yolcu kapasitesiyle açacağımız, ardından bunu 150, 200 milyona ve ihtiyaç halinde buradaki iniş kalkışlarla tüm dünyaya buradan ayrı bir hizmet vereceğiz. Şimdi sırada ne var? Kanal İstanbul var. Atatürk Havalimanı'nın bulunduğu yeri millet bahçesi yapıyoruz. Millet bahçesinin etrafındaki o binaları da inşallah İstanbul'un değil Türkiye'nin en büyük fuar merkezi haline getiriyoruz. Onları da fuar merkezi yapacağız. Oradaki bir bölümü de tek pist, güney kuzey tutacağız." 
     
    İSTANBUL'A YAPILAN BÜYÜK PROJELER
     
    Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin yerine kente yakışır bir opera binasının inşaatının devam ettiğini ve Rami Kışlası'nın ülkenin en büyük kütüphanesi ve kültür merkezi haline getirileceğini söyledi. 
     
    İstanbul'un silütenin en güzel motiflerinden biri olan Kuleli Askeri Lisesi'nin müze, Haliç Tersanesi'nin bilim ve teknoloji merkezi yapılacağını belirten Erdoğan, eskiden Camialtı Tersanesi olan bölgenin çok farklı bir merkez haline getirileceğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, içinde iki müzesi, alışveriş merkezleri ve otelleriyle başka bir merkez bulunacağını, Haliç'in de bu eserle bir başka güzel olacağını anlattı. 
     
    Şimdiden boğaz manzarasının ayrılmaz bir parçası haline gelen Çamlıca'daki muhteşem caminin inşaatının da bitmek üzere olduğunu vurgulayan Erdoğan, aynı şekilde ülkenin dört bir yanında tarihe geçecek nice eserlerin millete kazandırıldığını ifade etti. Erdoğan, bunların Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşma kararlılığının sembolleri, 2053 ve 2071 vizyonlarının çıkış noktası olacağını dile getirdi. 
     
    AF KONUSU 
     
    Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılına yaklaştığı bu dönemde, Türkiye'nin yeni bir atılım, yeni bir şahlanış, yeni bir diriliş içinde olduğunu ifade etti. 
     
    Alandakilerden birine "Canım kardeşim boşuna uğraşma. Biz rastgele cezaevlerine girenlere cezaevinin kapısını açamayız." diyen Erdoğan, "Devlete karşı işlenen suçları devlet affeder o ayrı bir konu ama şahıslara karşı işlenen suçları devletin af yetkisi yoktur. Bu böyle bilinsin. Hele hele 50 bini aşkın uyuşturucunun cezaevinde olduğu bir dönemde biz uyuşturucuları affeden bir iktidar olarak mı anılacağız. Buna evet diyor musunuz?" diye konuştu. Vatandaşlar da Erdoğan'ın sorusuna "hayır" diye yanıt verdi.  
     
    Demokratik bir şekilde sorarak cevabını aldığını ifade eden Erdoğan, "Böyle bir şey olamaz. Şimdi birileri çıkarmış 'af'... Ne affı? Eğer benim mağdurum, mazlumun bu noktada 'tamam ben affettim' diyorsa, bu ayrı konu ama biz asla. O zaman adil bir iktidar olamazsınız. O zaman adaletle hükmeden bir iktidar olamazsınız." şeklinde konuştu.
     
    Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin, "Biz 'Kararlıyız. Bunu meydana çıkaracağız.' dedik. Şimdi bu konuyla ilgili açıklamalarımı inşallah salı günü grup toplantısında yapacağım. Çünkü burada adaleti arıyoruz. Bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Sıradan atılan bazı adımlarla değil. Bütün çıplaklığıyla... 15 kişi buraya niye geldi, 18 kişi niye tutuklandı? Bunlar tüm detaylarıyla açıklanmalıdır. Bunları salı günü çok daha farklı bir şekilde grup konuşmamda anlatacağım." dedi.
     
    Erdoğan, 1. ve 2. Dünya savaşlarında kurulan dengelerin bozulmaya başlandığı ve dünyanın yeniden yapılandığı bir süreçte olduklarını belirterek, Türkiye'nin bu dönemde istikrarını korumasının önemine işaret etti.
     
    Türkiye'nin ileriye doğru her hamlesinde istikrarsızlığa sürüklenmek istendiğini vurgulayan Erdoğan, "Hamdolsun, bu defa aynı tuzağa bizi düşüremediler. 2008'de de yaptılar. Ama gereken cevabı aldılar. AK Parti döneminde oynanan tüm oyunlara rağmen kesintisiz bir şekilde 16 yıldır ülkemizi hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Geçmişin eksiklerini telafi etmekle kalmadık, geleceğin de alt yapısını kurduk. Şimdi, bu alt yapı üzerinde büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa etme aşamasındayız." diye konuştu.
     
    Erdoğan, Türkiye'ye yönelik saldırıların şiddetinin giderek arttığını belirterek, şöyle devam etti:
     
    "Mahiyette de değişiyor. İşte en son Cemal Kaşıkçı olayındaki hassasiyetler...Biz 'Kararlıyız. Bunu meydana çıkaracağız.' dedik. Şimdi bu konuyla ilgili açıklamalarımı inşallah salı günü grup toplantısında yapacağım. Çünkü burada adaleti arıyoruz. Bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacak. Sıradan atılan bazı adımlarla değil. Bütün çıplaklığıyla... 15 kişi buraya niye geldi, 18 kişi niye tutuklandı? Bunlar tüm detaylarıyla açıklanmalıdır. Bunları salı günü çok daha farklı bir şekilde grup konuşmamda anlatacağım. Orada bunların detayına gireceğim. Dünya şu anda kimi nasıl konuşuyor, hepsine bakacağız."
     
    "ANA MUHALEFET TERÖR ÖRGÜTÜYLE SEÇİMLERE HAZIRLANIYOR"
     
    Eskiden vesayet eliyle yürütülen kampanyaların şimdi ana muhalefet ve bölücü örgütün ittifakına havale edildiğini dile getiren Erdoğan, "Şu anda ana muhalefet, bölücü terör örgütüyle el ele, kol kola Mart seçimlerine hazırlanıyor. Görüyorsunuz değil mi? CHP'ye gönül veren kardeşlerim, hala bu CHP'ye oy mu vereceksiniz? Bu terör örgütüyle el ele, kol kola olan CHP'ye oy mu vereceksiniz? HDP'ye oy veren kardeşlerim, sizler de hala bu terör örgütünün yardakçısı olan bu siyasi partiye oy mu vereceksiniz? Yazıktır, günahtır. Siz hizmete mi, bu terörü destekleyenlere mi? Benim Kürt kardeşlerimin kızlarını, çocuklarını Kandil dağına kaçıranlara mı oylarınızı vereceksiniz?" değerlendirmelerinde bulundu.
     
    Erdoğan, eskiden, birkaç milyar dolarla yapılan ekonomik manipülasyonların şimdi daha büyük rakamlarla yürütüldüğünü belirterek, eskiden alt düzeyde seslendirilen niyetlerin şimdi en üst seviyede dile getirildiğini kaydetti.
     
    Eskiden diplomasi, siyasetin ve hukukun içinde kotarılan işlerin şimdi aleni olarak gerçekleştirildiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     
    "Eskiden masada, sahada görmezden gelinen bir devlettik. Şimdi her yerde bulunduğumuz için denklemlerin ana aktörü ülkelerden biri haline geldik. Türkiye olarak bir üst lige çıktık. Ama asıl bulunmamız gereken yere henüz ulaşmadık. Ne zaman dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girersek işte o zaman asıl yerimize kavuşmuş olacağız. Bunun için çok çalışıyoruz. Bir yandan sınırlarımızın içinde ve dışında güvenliğimizi sağlamanın peşindeyiz. Cerablus'ta, Afrin'de, İdlib'te biz varız. Dolayısıyla bütün mağdur, mazlum kardeşlerimizin yanında biz varız. Bay Kemal, Suriyeli kardeşlerimizi tekrar buradan çıkarmanın hesabını yapıyor. Bay Kemal, hatalarıyla eksikleriyle onlar bizim kardeşlerimiz. Biz onlara senin baktığın gibi bakmayacağız. Biz onlara kardeş ve muhacir nazarıyla baktık, öyle bakacağız. Ama senin yaşamın başka. Senin tarzın başka. Biz öyle değiliz. Bombalardan kaçıp gelenlere biz gönlümüzü açtık. Senin insaf dilinde, vicdan anlayışında bunların hiçbiri yok. Biz eğitimimizle, sağlığımızla, ulaşımımızla, sanayimizle, teknolojimizle, alt yapımızla, üst yapımızla velhasıl her alanda hedeflerimize uygun bir seviyeye gelmeye çalışıyoruz." 
     
    Erdoğan, yürüdükleri yolun, taşlarla, dikenlerle ve tuzaklarla dolun olduğunu bildiklerini aktararak, bunca yıldır bütün zorlukların üstesinden milletle beraber geldiklerini söyledi.
     
    Havalimanı sayısını 25'ten 56'ya, üniversite sayısını 76'dan 206'ya çıkardıklarını hatırlatan Erdoğan, üniversitesiz il kalmadığını kaydetti.
     
    MART 2019 SEÇİMLERİ
     
    Erdoğan, demokrasilerde her seçimin bir yol ayrımı olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
     
    "Milletimiz 16 yıldır her yol ayrımında tercihini gelişmiş demokrasiden ve kalkınmadan yana kullandı. 24 Haziran'da yeni yönetim sistemimizin ilk Cumhurbaşkanı olarak şahsıma teveccüh gösteren milletimiz, bize 'Durmak yok, yola devam.' dedi. Şimdi önümüzde bir seçim daha var. 2019 Mart'ında bu defa mahalli idarelerde, belediyelerde yetki almak için tekrar milletimizin karşısına çıkacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde 1994'te başladığımız hizmet yolculuğunu çeyrek asra yakın bir süredir farklı isimler vasıtasıyla devam ettiriyoruz. Böylesine büyük bir şehrin toplarlanmasının kolay olmadığını en iyi sizler takdir edersiniz. Ben bugün karşımda şu katılımı görünce Rabb'ime hamd ediyorum. Sağ olun, var olun. Bu demektir ki şu kalan 5 ay içerisinde çok çalışacağız. Çok gayret edeceğiz. Yeniden inşallah İstanbul başta olmak üzere ilçelerimizde AK Parti'yle beraber 'Yola devam.' diyeceğiz. Buna hazır mıyız?"
     
    İstanbul'un temizliğinden havasına, sosyal hizmetlerine kadar temel problemlerin büyük ölçüde halledildiğini dile getiren Erdoğan, hayata geçirilen dev yatırımlarla şehrin marka değerinin küresel çapta arttığını ifade etti.
     
    Erdoğan, sırada İstanbul'u kültür-sanat, finans gibi alanlarda dünyanın bir numarası haline getirecek projelerin olduğunu anlatarak, şahsının, kabinedeki bakanların ve belediye başkanlarının el ele vererek İstanbul'u yükselteceğini kaydetti.
     
    İstanbul markasını hak ettiği yere ulaştırmak için hayata geçirilecek çok projeleri, yapacak çok işleri ve dökecek çok terleri olduğuna vurgu yapan Erdoğan, İstanbul'dan destek ve yetki istedi.
     
    Erdoğan, ilk günkü heyecanla, çeyrek asırlık tecrübeyle İstanbul'a hizmet etmeyi sürdüreceklerini belirterek, Üsküdar, Çekmeköy, Ümraniye, Sancaktepe ve Sultanbeyli'nin kendilerini iyi bildiğini söyledi.
     
    Türkiye'nin tamamının, Türk milletin her ferdinin kendilerini yatırımlarıyla bildiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
     
    "Bizi projelerimizle, değerlerimizle, yaşantımızla ve siyasetimizle bilir. Şimdi buradan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar duysun, görmeyen gözler görsün, lal olmuş diller konuşsun, nasırlamış kalpler titresin. Yeniden tercihimizi 2019 Mart'ında hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz, yeniden milli iradenin yanında saf tutuyor muyuz, yeniden belediyelerde AK Parti diyor muyuz?"

    Bu haber 4928 defa okunmuştur.

    Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

    Yurt

    Fikr-i Asım Derneğinden Sultangazi'de dev toplantı

    Fikr-i Asım Derneğinden Sultangazi'de dev toplantı İşte detaylar...

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Ülkemizi her alanda en ileri seviyeye kavuşturacağız

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Ülkemizi her alanda en ileri seviyeye kavuşturacağız Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gülhane Külliyesi Spor Salonu'nda Sağlık Bilimleri Üniversitesinin 2018-2019 akademik yıl aç...

    HAVA DURUMU

    Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi